Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Şehre simsiyah bir kar yağar Yollar kalbimle örtülür Parmaklarımın arasından Gecenin geldiğini görürüm
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Çocuklar sinemaya gider Yüzümü bir çiçeğe gömüp Ağlamak gibi isterim Derinden bir tren geçer
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Alıp başımı gitmek isterim Bir akam bir kente girerim Kayısı ağaçları arasından Gidip denize bakarım Bir tiyatro seyrederim
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Uzaktan bir bulut geçer Karanlık bir çocukluk bulutu Gerçeküstü bir ressam Dünyayı değiştirmeye başlar Kuş sesleri, haykırışlar Denizin ve kırların Rengi birdenbire karışır
Sana bir şiir getiririm Sözler rüyamdan fışkırır Dünya bölümlere ayrılır Birinde bir pazar sabahı Birinde sararmış yapraklar Birinde bir adam Her şeye yeniden başlar
Girdiğin bütün kapıları açık bırak. Birazdan git diyebilirim çünkü..
Her günü laciverte bağlayan saatlerde tüm umudumla seni beklemek.
Yazmak bazen sayfalarca, düşünmeden bırakmak kelimeleri. Bırakmak içinde kalan her şeyi. Senden arta kalan, halı altına süpürdüğüm kırıklıkları bir bir açmak yeniden. Yeni yaralar açar gibi, yeniden sever gibi. Her kırığı bir diğeriyle karşılaştırmak sanki hepsi aynıymış gibi. Senden kalanlar işte. Kalbimin her yerinde.
Bazen içimden konuşuyorum. Fısıldıyorum sessizliğimi. Bazen çığlıklar yağdırıyorum üzerine, görmüyor musun? Böyle gitmek olmaz.
Bak yine bitti kelimelerim. Tıkandım yine hayalimin ortasında, geçmiyor parmaklarımdan kelimeler geçmiyor boğazımdan anlattıkların. Bir gece yarısı prensesli hikayelerinle uyumalarım. Hep aynı hikayeydi hatırlıyorum. 2 kişi vardı çok aşık, uzaktılar. 2 kişi vardı işte. sonra tek oldular.
Şimdiyse tek kaldı o kadın kocaman şehirde. İstanbul içine çekiyor güneş yakıyor her hücresini. Şimdi sözcükler bir bir hapsediyor kadını. Şimdi lacivert örtüyor soğuk yanık-esmer tenini.
Beklemek en korkunç halidir yaşamın.
Bazen savaşmak zorunda kalırsın… Bazen de yenilirsin, gemin yelken açmak zorunda kalır… Sonra, sadece aptalların vazgeçmeyeceğini anlarsın.
Doğrusu ben hep aptal oldum.
In Flames- Bullet ride
bir mektup göndersen de açıp okumasam
ben hangisiyim; sen demekten başka sana ulaşamayan zarfefendilerinin, aç beni, başkapulum yok, başka mektubum yok, yoksul olduğum söylenecek yoksa sana annemin bir gül olarak terkettiğinden beri beni gönderdiğin mektuplar ormanına
şehri karıştırmıyorum, seni yanlış anlarlar kendimi karıştırıyorum, uçmaktan yanayım ruhunu parmaklarında dolaştıran perinin tevekkül penceresine konduğu eski ormanlarda
hangi yüzüğünden düştüm bu yolculuğa; bilseydim, sen gönderseydin, ben o mektuba yazılacak kadar aransaydım dilinin ormanında açmazdım yine, yine yüzükler kazanırdın; bana suluboya bir orman göndereceğini bile bile, `peri ve eşek’ mes’elini yazdığımı bile bile, ormanlara dair şiirler okumak için ayrı ve birleşik şehirler kurduğumuzu bile bile, açmazdım bu sırlara layık olmayan şehri içinden çıkacak ormana
bana orman gönderme, içinden şehir çıkar;
beni bir mektuba gönder, içinden birine almamış gibi yaparım, vapura binmem, yoluna inmem, ormanların sisi çökmeden önce .. sonra inanırım
mektupların perileri perilerin ormanları biriktirdiğine yüzüklerin parmaklarda sessizce eridiğine inanırım, eski orman tadı sinmiştir açılmayan mektuba
gönderilse de
Haydar Ergülen
In Flames The Chosen Pessimist
Ve bir mutlulukta senin için. Bir kuş gönderiyorum. Belki bir laciverte buluyorum hüznümü. Sana sevmediğim turkuazlar gönderiyorum.
Hepsinde sen.
Bir kuşun kanadında, bir vapurun üst katında, bir sigaranın hüznünde, gecenin lacivertinde.
Hepsinde sen.
Başladığım her şiir sana bitiyor. Aldığım her nefes dönüp dolaşıp seni buluyor. Cılız, çatlak sesli tüm çocuklar yine sende gösteriyor kendini.
02.05.12 07.40
Söylediğin her kelimeyi rafa saklamak istiyorum bazen. Ayırmak siyahlardan, yazlıklardan. Naftalinli yaseminli kokular serpiştirmek üzerine. Dinlemek istiyorum her gece uyumadan, ninni niyetine.
Ben bir melodi daha işliyorum senin adına, tüm şarkılar bizim olsun.
Bana renklerden bahset biraz. Laciverti anlat mesela.
Mesela bugün, bana bir şarkı yaz. İki satırlık,kocaman dünyaları olan bir şiir. Bir film çek benim için. Sadece sen ol içinde. Bu gece benim için bir yıldız seç. Ve hikayeler uyduralım, kuyruklu yalanlar. Sonra, üstümü ört ve git.